Manisa'da yaşayan K. L. İsimli bir kadın, kocasının aşırı cimri davranışları nedeniyle açtığı boşanma davasında Yargıtay'dan emsal niteliğinde bir karar çıktı. Yüksek mahkeme, kocanın "banyonun ışığını çok yaktın, sifonu çektin" gibi gerekçelerle eşine hakaret etmesini ve evin temel ihtiyaçlarını karşılamamasını evlilik birliğini temelden sarsan bir kusur olarak değerlendirdi.
Cimrilik boşanma sebebi sayıldı mı?
K. L., Aile Mahkemesi'ne verdiği dilekçede kocasının aşırı cimri olduğunu, eve kimsenin gelip gitmesini istemediğini ve müşterek evin yaşanabilir şartlara sahip olmadığını iddia etti. Kadın, "Beni sürekli, ‘banyonun ışığını çok yaktın, sifonu çektin' gibi sebeplerle hakaret edip evden kovuyor. Bir adet patates dahi kalsa eve gıda malzemesi, deterjan almıyor. Çay demlememi bile yasakladı. Kişisel temizliğine de dikkat etmiyordu" ifadelerini kullandı. K. L., ayrıca kocasının kendisini sürekli aldatabileceği yönünde vurgu yaptığını da belirtti.
Mahkemeden ne talep edildi?
K. L., dilekçesinde evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, aylık bin 500 TL yoksulluk nafakasına, faizi ile 30 bin TL maddi ve 50 bin TL manevi tazminata karar verilmesini talep etti. Yerel mahkeme, kadının taleplerini kısmen kabul ederek boşanmaya hükmetti. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya Yargıtay'a taşındı.
Yargıtay kararında ne dedi?
Yargıtay, aşırı cimriliğin evlilik birliğini çekilmez hale getirdiğine ve bu durumun eş için bağımsız bir boşanma sebebi oluşturduğuna hükmetti. Yüksek mahkeme, kocanın temel ihtiyaçları dahi karşılamaması ve eşine sürekli hakaret etmesini kusur olarak değerlendirdi. Yargıtay'ın bu kararının, bundan sonraki benzer davalarda emsal teşkil edeceği belirtildi. Uzmanlar, bu kararla birlikte Manisa başta olmak üzere Türkiye genelinde aşırı cimrilik iddiasıyla açılacak boşanma davalarında kadınların elinin güçlendiğini ifade ediyor.

