Manisa Şehir Hastanesi'nde görevli Göz Hastalıkları Hekimi Op. Dr. Melisa Yılmaz, göz tümörlerinin bazen hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirterek; kitle, renk değişikliği, görme azalması ve ışık çakmaları gibi durumların göz ardı edilmemesi gerektiğini duyurdu.
Göz tümörlerinin diğer organlardaki tümörlere göre daha nadir görülmesi nedeniyle toplumda yeterince bilinmediğini kaydeden Op. Dr. Melisa Yılmaz, gözün farklı dokulardan oluştuğunu ve bu dokularda iyi ya da kötü huylu tümörlerin gelişebildiğini ifade etti. Bazı göz tümörlerinin uzun süre herhangi bir belirti vermeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Yılmaz, göz içindeki tümörlerin yanı sıra göz kapaklarında, göz yüzeyinde ve göz çevresindeki dokularda da tümör oluşabileceğini belirtti.
Göz tümörleri hangi belirtilerle kendini gösterir?
Göz tümörlerinin farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini aktaran Op. Dr. Melisa Yılmaz, "Göz tümörleri bazen gözde fark edilen bir kitle, renk değişikliği ya da iyileşmeyen bir yara şeklinde karşımıza çıkabilir. Bazen de görme azalması, ışık çakmaları veya görme alanında gölgelenme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Ancak bazı göz içi tümörleri hiçbir şikayete yol açmadan, rutin bir göz muayenesi sırasında tesadüfen tespit edilebilir" dedi.
Erişkinlerde göz içinde gelişen önemli kötü huylu tümörlerden birinin uveal melanom olduğunu belirten Yılmaz, bu tümörün gözün pigment hücrelerinden kaynaklandığını ve bazı durumlarda vücudun başka organlarına yayılabildiğini kaydetti. Çocuklarda ise retinoblastom hastalığına karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, özellikle fotoğraflarda göz bebeğinin beyaz görünmesinin ve çocukta yeni ortaya çıkan şaşılığın hastalığın ilk belirtileri arasında yer alabileceğini ifade etti.
Erken tanı yaşam kurtarıyor
Göz tümörlerinin tedavisinde tümörün türü, büyüklüğü ve yerleşimine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Yılmaz; bazı tümörlerde düzenli takibin yeterli olabildiğini, bazı durumlarda ise lazer, radyoterapi veya cerrahi tedavilerin gerekebildiğini söyledi. Erken tanının önemine dikkat çeken Yılmaz, "Hastalığın mümkün olduğunca erken dönemde tespit edilmesi çok önemli. Çünkü erken tanı, yalnızca görme kabiliyetinin korunması açısından değil, bazı göz tümörlerinde yaşam açısından da büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Göz muayenesinin yalnızca görme kusurlarının belirlenmesi için yapılmadığını hatırlatan Op. Dr. Melisa Yılmaz, düzenli muayenelerin ciddi sonuçlara yol açabilecek hastalıkların erken dönemde fark edilmesini sağlayabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Göz muayenesi yalnızca gözlük numaramızı belirlemek için yaptığımız bir muayene değildir. Bazen hiçbir belirti vermeyen, ancak ciddi sonuçlar doğurabilecek hastalıkların da erken dönemde fark edilmesini sağlar. Unutmayın, gözlerimiz yalnızca dünyaya açılan penceremiz değil, aynı zamanda sağlığımıza açılan bir penceredir. Göz sağlığınızı ihmal etmeyin."

