Küresel varlık yönetim şirketi WisdomTree, altın piyasasında 2027 yılının ikinci çeyreğinde ons altının 4.563 dolar seviyesine ulaşacağını duyurdu. Yayınlanan son analizde, fiyatlardaki mevcut geri çekilmenin piyasanın yeniden dengelenme süreci olduğu ve orta vadede önemli bir yükseliş potansiyeli bulunduğu belirtildi.
Altın fiyatlarındaki düşüşün nedenleri neler?
Altın, 29 Ocak 2026 tarihinde ulaştığı tarihi zirvenin ardından bir düzeltme sürecine girdi. Analistler bu durumu, piyasadaki aşırı değerlemenin ortadan kalktığı bir "sıraklanma" süreci olarak tanımlıyor. WisdomTree raporuna göre, fiyatlardaki gerilemeyi tetikleyen üç temel faktör bulunuyor.
İlk neden, Fed Başkanlığı için Kevin Warsh isminin gündeme gelmesiyle ABD Merkez Bankası'nın bağımsızlığına yönelik güvenin artması ve bunun risk primini düşürmesi olarak açıklandı. İkinci olarak, İran ile yaşanan jeopolitik gerilim sırasında yatırımcıların güvenli liman arayışından ziyade nakit ihtiyacına yönelmesi satışları artırdı. Üçüncü neden ise Çin ve Hindistan kaynaklı yatırım talebindeki yavaşlama ile kurumsal alımların hız kesmesidir.
Yeni yükseliş dalgası için hangi veriler bekleniyor?
Altının yönünü belirleyecek olan makroekonomik göstergeler netleştiğinde yeni bir hareketlilik başlayabilir. Raporda, ABD'de enflasyonun yüzde 2,2 seviyelerine gerilemesi, 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,33 civarında dengelenmesi ve dolar endeksinin 97,1 seviyesine düşmesi durumunda yeni bir yükseliş dalgasının tetikleneceği ifade ediliyor.
2027 yılı için 500 dolarlık artış öngörüsü
WisdomTree'nin baz senaryosu, yatırımcılar için dikkat çekici bir tablo çiziyor. Şirket, ons altının 2026 yılının Haziran sonundaki seviyelerine kıyasla yaklaşık 500 dolarlık bir yükseliş potansiyeline sahip olduğunu öngörüyor. Bu tahminle birlikte altın fiyatlarının 2027 yılının ikinci çeyreğinde 4.563 dolar seviyesine çıkması bekleniyor.
Manisa ve çevre illerdeki altın yatırımcıları için bu küresel veriler, yerel piyasadaki alım-satım dengelerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle enflasyon ve faiz kararlarının yakından takip edilmesi gerektiğini hatırlatmakta fayda var.

