Suç örgütü lideri olarak tutuklanan Alihan Kuriş'in, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik tarafından yürütülen soruşturma kapsamındaki ifadesine ulaşıldı. Soruşturma dosyasında, Kuriş yönetimindeki yapının 100 milyar liranın üzerinde kaynağı yurt dışına çıkardığı ve Almanya Köln'de 70 milyon dolarlık bir merkez inşa ettiği saptandı.
Kuriş suçlamaları nasıl reddetti?
Alihan Kuriş, ifadesinde kendisine yöneltilen suç örgütü liderliği, kara para aklama ve dolandırıcılık suçlamalarını kesin bir dille reddetti. Kendisini dini bir figür olarak tanımlayan Kuriş, "Ben Alihan Kuriş, dedem Süleyman Hilmi Tunahan hazretlerinin torunu, varisi ve temsilcisiyim. Onu sevenler beni sever. Kimseye emir ve talimat vermedim" dedi.
Soruşturma kapsamında, Kuriş'in teknolojiyle mesafeli olduğu ve şahsi bir cep telefonu hattının bulunmadığı belirtildi. Kuriş ifadesinde, "Benim adıma kayıtlı herhangi bir GSM hattı yoktur. Ulaşım için genellikle ofili hattını kullanırım ancak onu da şu an net hatırlamıyorum" diyerek, talimatları aile üyelerinin telefonları üzerinden ilettiği iddialarına yanıt verdi.
Şirket bağlantıları ve "Ayakkabı" savunması
Örgütle iltisaklı olduğu belirtilen Ayakkabı Dünyası, Hisar Hastaneleri, Armine Giyim ve 500 milyon lira sermayeli ŞMS Kopuz Gıda gibi 32 dev şirkete ait 80 adreste arama yapılmıştı. Kuriş, bu yapıların kilit ismi Mehmet Akbacakoğlu ile ilişkisi sorulduğunda ise, "Kendisinin ayakkabı dükkanından iki kez ayakkabı aldım, oradan tanırım. Bunun dışında hiçbir ticari ilişkim yoktur" şeklinde yanıt verdi.
Ele geçirilen dev varlıklar ve altın operasyonu
Soruşturmanın genişlemesiyle birlikte, Kuriş'in kardeşi firari Hilmi Tuna Kuriş'e yönelik yapılan aramalarda İstanbul Ümraniye'de bulunan bir kimya firmasında 1,34 milyar TL değerinde 200 kg külçe altın ele geçirildi. Operasyonda ayrıca 358 bin 100 ABD doları (17 milyon 127 bin TL), 102 bin 300 avro (5 milyon 655 bin TL) ve ruhsatsız silahlar bulundu.
Kuriş'in aylık gelirinin 380 bin TL olduğunu beyan ettiği, evinde bulunan yüklü miktardaki altınları ise "düğün takısı ve aile birikimi" olarak nitelendirdiği öğrenildi. Manisa ve çevre illerdeki ticari faaliyetleri de dolaylı yoldan etkileyen bu devasa para trafiği, bölgedeki ekonomik güvenliği yakından ilgilendiriyor.

