Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde düzenlenen "7 Bölge 9 Durak Tek Bir Vicdan" paneli, Gazze'de yaşanan insani krizi ve bölgedeki son durumu uzman konukların katılımıyla ele aldı. Türkiye genelinde 9 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen etkinlikte, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Aksa Tufanı'nın yıl dönümünde Filistin halkının yaşadığı zorluklar vurgulandı.

Programa MCBÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ahmet Çetin, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyhun Kürşat, İlim Yayma Cemiyeti Manisa Şube Başkanı Recep Özgüvenç, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve öğrenciler katıldı. İstanbul, Kütahya, Manisa, Isparta, Ankara, Çorum, Bayburt, Bitlis ve Siirt illerinde eş zamanlı yapılan panellerde uzman isimler sunumlarını gerçekleştirdi.

Gazze'deki durum için yeni bir terminoloji mi gerekiyor?

Moderatörlüğünü Dr. Şükrü Çağrı Çelik'in üstlendiği oturumda konuşan yazar ve sivil aktivist Ayçin Kantoğlu, Gazze'de yaşananların "soykırım" kelimesiyle dahi tam olarak ifade edilemeyeceğini savundu. Bölgeye atılan bomba miktarına dikkat çeken Kantoğlu, Filistin meselesinin sadece bir toprak kavgası olmadığını belirterek, "Belki can kırımı demek lazım. Herhalde dünyanın hiçbir savaşında görülmemiş miktarda bomba Gazze'ye atıldı" dedi.

Kantoğlu ayrıca, İsrail'in hastaneleri ve sivilleri hedef almasına değinerek, "Bir insanın, bir çocuğun boğazını sıkan bir yetişkini gördüğü zaman ne yapar insan? Durdurmaya çalıştık. En azından sözle. Sözlere o kadar yüklendik ki ben öyle yaptım kendi hayatımda. Eğer söze atfettiğim güç hakikate dönüşseydi İsrail diye bir şey bugün yoktu herhalde" ifadelerini kullandı.

Gazze'de tıbbi soykırım yaşanıyor

KBB Hastalıkları Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Haşmet Yazıcı, Gazze'deki sağlık sisteminin içinde bulunduğu felaketi "tıbbi soykırım" olarak tanımladı. İsrail yönetiminin uluslararası hukuku, insan haklarını ve kadın haklarını hiçe saydığını belirten Yazıcı, mevcut durumu şu sözlerle eleştirdi: "Hiçbir uluslararası camiada muhatap kabul etmeyen, kendi hukuklarını uygulamayan ve uluslararası hukuk, insanlık, insan hakları, kadın hakları, hatta hayvan hakları bunların hiçbirisine riayet etmeden genosit yapan bir topluluk var. Buna devlet demek bence uluslararası literatüre de aykırı. Organize bir suç örgütü arkadaşlar, bu kavramını koymamız gerekiyor."

Filistin topraklarından asla vazgeçilmeyecek

Filistinli araştırmacı ve eğitmen Abdulaziz Aldaiah ise ailesinin yaşadığı açlık ve yoksulluk sorunlarını anlatarak bölgedeki direniş mesajını verdi. Babasının savaş nedeniyle yaklaşık 30 kilo verdiğini belirten Aldaiah, babasının enkaz yanındaki bir arsayı kiralayarak ağaç dikmeye başladığını ifade etti. Türkiye'deki duyarlılığın kendilerini motive ettiğini söyleyen Aldaiah, "Ben de Osmanlı Devleti'nin evladıyım. Bu yüzden öyle bir duruş sizlerden görmek aslında bizi motive edici bir şey. Sizdeki olan direnişi ve mücadelenizi gördüğümüz zaman Allah bize öyle bir güç veriyor ki yolumuza devam edelim, direnmeye devam edelim" diyerek Filistin topraklarından asla vazgeçmeyeceklerini vurguladı.