Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin mekânsal gelişimini bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirmek amacıyla düzenlenen Manisa Merkez Mekânsal Gelecek Sempozyumu, 26-27 Ekim tarihlerinde gerçekleştirildi. Akademisyenler, uzmanlar ve kamu temsilcilerinin katıldığı programda, Manisa'nın gelecekteki büyüme stratejileri ve korunması gereken doğal alanları masaya yatırıldı.
Sempozyuma Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, genel sekreter yardımcıları Ahmet Ata Temiz, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Erk Kayabaş ile çok sayıda akademisyen, belediye personeli, kamu kurumu temsilcisi ve meslek odası üyesi katılım sağladı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise program nedeniyle açılışta bulunamadığı için videolu mesajıyla katılımcılara sempozyumun kentin geleceği açısından stratejik önemini vurgulayan bir mesaj gönderdi.
Sanayi ve tarım birbirinin alternatifi değil
Sempozyumun açılışında konuşan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, kentin planlama sürecinde yaşanan zorluklara dikkat çekti. Manisa'nın 1989 yılından bu yana kapsamlı bir nazım imar planına kavuşamadığını belirten Deste, geçmişteki planlama girişimlerinin iptaller nedeniyle kesintiye uğradığını ifade etti. Sanayideki büyümenin kent merkezindeki nüfusu artırdığını söyleyen Deste, beyaz yakalı çalışanların önemli bir kısmının İzmir'de ikamet etmesinin trafik ve konut gibi alanlardaki dinamikleri etkilediğini kaydetti.
Manisa'nın hem sanayi üssü hem de tarım merkezi olduğunu vurgulayan Burak Deste, "Bu iki dev sektör, birbirinin alternatifi değil, kentin geleceğini omuzlayan iki güçlü sütunudur. İşte tam da bu yüzden düzenlediğimiz bu sempozyum, sadece akademik bir platform değil, Manisa'nın ortak aklını inşa etme iradesidir. Tarım topraklarının titizlikle korunmasından afete dayanıklı, dirençli şehirler kurmaya, sanayi ve tarım arasında denge oluşturmaya kadar pek çok başlığı siz değerli hocalarımızın rehberliğinde masaya yatıracağız" dedi.
Gediz Ovası ve su kaynakları koruma altına alınacak
Sempozyumun ilk gününde Prof. Dr. Yusuf Kurucu başkanlığında yapılan tarım oturumunda, Gediz Ovası'nın toprak ve su kaynaklarının korunması ile iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkileri konuşuldu. Oturuma Prof. Dr. Azime Tezer, Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Prof. Drar Yaşar Uysal ve Orkun Doğan katkı sundu. Prof. Dr. Ruşen Keleş başkanlığındaki oturumda kamu yararının hukuki boyutları, Prof. Dr. İlhan Tekeli başkanlığındaki oturumda ise mekânsal çatışmalar ele alındı.
Prof. Dr. Yusuf Kurucu, su kaynaklarının korunması konusunun İzmir'i de ilgilendirdiğini belirterek, "Aynı su havzasından yararlanan ve yaklaşık 4,5 milyon nüfusa sahip İzmir'in de dikkate alınması gerekiyor. Havza bütününde ve İzmir ile Manisa'nın ortak planlama yaklaşımı çerçevesinde su kaynaklarının birlikte yönetilmesi büyük önem taşıyor" açıklamasında bulundu.
Afete dayanıklı şehirler ve kentsel büyüme stratejileri
Sempozyumun ikinci gününde Prof. Dr. Tanyel Özelçi Eceral başkanlığında gerçekleştirilen oturumlarda, Manisa'nın mevcut kent dokusu, iç büyüme potansiyelleri ve bölgesel planlama stratejileri değerlendirildi. Oturumlara Prof. Dr. Funda Yirmibeşoğlu, Dr. Öğr. Üyesi Ece Özmen, Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Hüseyin Erkan, Doç. Dr. Muhammed Ziya Paköz, Doç. Dr. Nur Sinem Partigöç Şüyün ve Ali Faruk Göksu sunumlarıyla katıldı.
Programın son bölümünde Prof. Dr. Azime Tezer başkanlığında düzenlenen "Doğal Yapı ve Afetlere Dayanıklılık" oturumlarında ise iklim değişikliği, afet sakınım planlaması ve risk temelli yer seçimi konuları işlendi. Doç. Dr. Dalya Hazar, Doç. Dr. Muhammed Ziya Paköz, Prof. Dr. Ali Demir, Prof. Dr. Hilmi Evren Erdin ve Prof. Dr. Nilgün Okay sunumlarıyla sürece katkı sağladı.
Kapanış konuşmasını yapan Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, akademisyenlerin değerlendirmelerinin belediyenin gelecek çalışmalarına yol göstereceğini belirterek, "Sizlerle ele aldığımız konular ve açtığınız başlıklar, bizler için aynı zamanda önemli birer ödev niteliği taşıyor. Bundan sonraki çalışmalarımızda eksik yönlerimizi tespit ederek bunların giderilmesi için hangi adımları atmamız gerektiğine yönelik cevaplar bulmak adına önemli bir ilk adım attığımızı düşünüyorum" dedi.

