Manisa'nın Demirci ilçesinde kadınlar, dağlarda kendiliğinden yetişen ve her yıl yaklaşık 450 ton olarak hasat edilen çitlembiği toplamak için mesaiye başladı. Eylül ayıyla birlikte yeşil renge dönen ürünler, yıkama ve kurutma işlemlerinin ardından İstanbul, Ankara, Gaziantep ve Bursa'daki ilaç ile kozmetik firmalarına gönderiliyor.
Demirci ilçesini çevreleyen yayla ve kırsal alanlarda yetişen çitlembik; hatmi çiçeği, kekik ve papatya ile birlikte bölgenin önemli doğal ürünleri arasında yer alıyor. Hasat çalışmaları Demirci ilçe merkezinin yanı sıra Rahmanlar, Kulalar, Sevinçler, Esenyurt, Mezitler, Boyacık ve Kerpiçlik başta olmak üzere yaklaşık 40 mahallede gerçekleştiriliyor.
Çitlembik nasıl işleniyor?
Sabahın erken saatlerinde kovalarıyla dik yamaçlara çıkan kadınlar, topladıkları çitlembiği çuvallarla evlerine taşıyor. Ürünler, yapraklarından ve kırmızı tanelerinden ayrılması için su dolu kazanlarda yıkanıyor. Yıkama işleminin ardından güneşe serilerek kurutulan çitlembiğin bir kısmı kavrularak çerez olarak tüketilirken, bir kısmı ise yağının çıkarılması veya sanayide kullanılması amacıyla satışa sunuluyor.
Kadınlar aile bütçesine katkı sağlıyor
Rahmanlar Mahallesi'nden Havana Sönmez, sonbaharla birlikte kadınların bir araya gelerek toplama yaptığını ve bu durumun kadınların ailelerine destek olmasını sağladığını belirtti. Sönmez, "Güz geldiği zaman kadınlar toplanıp gidip topluyoruz. Süzüp, kurutup kimisi yağını yaptırıyor, kimisi satıyor. Kadınlarımız ailelerine destek oluyor. Kurutup çerez olarak de yiyoruz, yağını çıkartıp ekmek kızartarak yemeklere katıyoruz. Yakmadan yenirse şifa niyetine tüketiliyor. Astıma yararlı olduğu, mide rahatsızlıklarına iyi geldiği ve hazımsızlığı giderdiği söyleniyor" dedi.
78 yaşındaki Zeynep Nine geleneği anlatıyor
Çocukluğundan bu yana dağlarda çitlembik topladığını belirten 78 yaşındaki çiftçi Zeynep Sönmez, geçmişte ürünün yağını kendi ihtiyaçları için kullandıklarını ifade etti. Sönmez, süreci şu sözlerle anlattı: "Biz çocukluğumuzdan beri annemle, yengemle dağlara giderdik. Sıyırır getirirdik. Çöplerini yıkayıp kurutur, öğüterek yağını çıkartırdık. Ekim ayı girmeden yetişmeye başlıyor. Yeşilini toplayıp eve getiriyoruz. Kazanı suyla doldurup, üstüne çıkanları alıyoruz. Altın yeşilini süzüp çuvala koyuyoruz, serip kurutup satıyoruz. Eskiden yağını çıkartıp kendimiz yiyorduk, şimdi her şey bol olduğu için kendimiz yemeyip satıyoruz."

